ateş

波́
is.
1. 火, 烈火: Ateşe dokunma, yanarsın. 别碰火, 小心烧伤。Uygarlık ateşten doğmuştur. 文明产生于火。
2. 火灾, 大火: Ateş öteki eve sıçradı. 大火已蔓延到了对面的房子。
3. 火炉: \ateş kafesi (壁炉)挡火板 \ateş tuğla 耐火砖 Yemeği ateşten indirdim. 我把饭从炉子上端下来了。
4. (枪炮)射击: \ateş alanı 射程, 火力范围 \ateş hattı (或 boyu) 军́ 火线, 前线 \ateş idaresi 军́ 射击控制 \ateş teatisi 军́ 对射, 交火 Top ateşi geceye kadar sürdü. 炮击一直持续到夜里。
5. 体温; 发烧: Hastanın ateşi yükseldi. 病人的体温升上去了。İki gün içinde ateş düştü, ağrılar, sızılar hafifledi. 两天内, 烧退了, 疼痛减轻了。Ateşi kırk dereceyi aşmıştı; zavallı kendinde değildi. 他发烧40多度, 已不醒人事了。
6. 转́ 热情, 激情, 强烈的感情: O, bir zamanlar pek çoşkundu, sonra sonra ateşini kaybetti. 他一度曾非常活跃, 后来他这种火劲没有了。
7. 转́ 火坑, 危险, 灾难
s. 火红的, 红色的, 火红色的
ünl. 军́ 开火!
◇ \ateş açmak 开火, 射击 \ateş almak 1) 燃烧, 着火 2) 发射 3) 转́ 生气, 发火, 激动 \ateş bacayı sarmak 火上房, 大难临头 \ateş basmak 1) 发烧 2) 害羞, 害臊 3) 脸红, 浑身发热: Başka zaman olsa çır çır çırpınırdım, deli çıkardım, her yanımı ateşler basardı. 要是在其他时候, 我会惊慌失措, 会恼羞成怒, 会浑身发热。\ateş boyu 战场 \ateş çıkmak 发生火灾, 着大火 \ateş etmek 射击, 开枪, 开炮: Dur, yoksa ateş ederim. 站住, 不然我就要开枪啦!Hepsi de aynı anda ateş ederek hedefi kalbura çevirmişlerdi. 大家几乎是同时开火, 把靶子打得满是窟窿。\ateş gibi 1) 火一样热的, 火热的 2) 勤奋的, 积极的, 活跃的, 主动的, 聪明的, 有才华的 \ateş gibi yanmak 发高烧: Başı hem zonkluyor hem de ateş gibi yanıyor. 他的头痛得厉害, 又烧得发烫。\ateş gömleği 医́ 丹毒 \ateş huylu 脾气暴躁的, 火暴脾气的: O asabî denecek kadar hırçın, ele avuca sığmaz ve ateş huylu bir kızdı. 她曾经是一个神经质暴躁、放荡不羁而又火暴脾气的女孩。\ateş kesilmek 1) 非常生气, 火冒三丈 2) 后来变得勤奋(积极、活跃), 浪子回头 \ateş kesmek 停火 \ateş pahası (na) 非常昂贵的 \ateş parçası 1) 非常勤奋的, 非常积极的, 非常能干的 2) 非常调皮的 \ateş püskürmek 火冒三丈, 大发雷霆, 怒气冲天, 暴跳如雷: Bekçi, kırılan camı görünce ateş püskürmüş. 看门人一看见打碎的窗户, 暴跳如雷。Müdür Bey bugün ateş püskürüyor, sanki yanına gideyim demeyin. 经理大人今天正在气头上, 你小心点儿!可别到他跟前去!\ateş saçağı sarmak 火上房, 大难临头 \ateş saçmak 1) 开火, 开炮 2) 怒不可遏, 大发雷霆 \ateş sarmak 1) 被火包围 2) 激动, 兴奋 \ateş tutmayan saha 1) (发动机中的)死点空间 2) (雷达)盲区 3) 死角, 死界 \ateş vermek 点火, 放火 \ateş yağdırmak 1) 扫射 2) 对周围的人说重话, 伤众 \ateş yağmak 大祸临头, 掉入火坑 \ateş yakmak 点燃, 放火 -i \ateşe atmak 使不幸, 使入火坑: Bu çocuk bile bile kendini ateşe atıyor. 这孩子是自己眼睁睁地往火坑里跳。\ateşe dayanıklı 耐火的 \ateşe göstermek 1) 加热, 烧热 2) 枪击, 炮击 \ateşe kesmek 烧坏, 烧毁 \ateşe körükle (或 kürekle) gitmek 火上浇油 \ateşe tutmak 1) 加热, 烧热 2) 枪击, 炮击 -i \ateşe vermek 1) 纵火, 放火: Adamın evini geceleyin ateşe vermişler. 他们夜里放火烧了那人的房子。 2) 使惊慌失措 3) 使处于水深火热之境地 \ateşe vurmak 烧(饭) \ateşe yakmak 点燃 \ateşe yanmak 付之一炬, 付之东流 \ateşe yürümek 跨越火海刀山, 不怕死, 勇敢无畏 \ateşı başına vurmak 大发雷霆, 暴怒 -in \ateşi çıkmak 发烧 -in \ateşi düşmek 退烧 \ateşi ellemek 玩火: Hey akılsız çocuk, ateşi ne diye ellersin? 嘿, 傻孩子, 为什么玩火呀?\ateşi körüklemek 煽风点火, 火上浇油 -in \ateşi soğumak 变得消沉 -in \ateşi sönmek 变得消沉 \ateşi uyandırmak 使即将熄灭的火旺起来 -in \ateşi yükselmek 发烧: Ateşi yükselince çok fena olmuş. 他一发烧就很难受。\ateşin ağzına atılmak 使自己陷于危险境地 -in \ateşine yanmak 因某人而受损失, 因某人而受害, 背黑锅 \ateşini almak 1) 降低体温, 使退烧 2) 量体温 \ateşle oynamak 玩火, 干非常危险的事 \ateşler içinde 发高烧 \ateşten gömlek 苦难经历, 磨难, 煎熬: Ayrılık ateşten gömlek, derler. 常言说, 离别是一种煎熬。
◆ Ateşe vursan duman vermez. 小气鬼一毛不拔。Ateşle barut bir arada olmaz. 孤男寡女, 干柴烈火。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • Ates — is a surname, and may refer to:* Nejla Ates (born 1933), Turkish belly dancer and actress * Seyran Ates (born 1963), German lawyer * Sonny Ates (born 1935), retired American racecar driveree also* Ate (disambiguation) * Ateş …   Wikipedia

  • Ates — ist der Familienname folgender Personen: Necati Ateş (* 1980), türkischer Fußballspieler Seyran Ateş (* 1963), deutsche Frauenrechtlerin …   Deutsch Wikipedia

  • Ateş — ist der Familienname folgender Personen: Ahmed Ateş (1911–1966), türkischer Orientalist und Erforscher der persischen Literatur Necati Ateş (* 1980), türkischer Fußballspieler Seyran Ateş (* 1963), deutsche Frauenrechtlerin, Rechtsanwältin,… …   Deutsch Wikipedia

  • Ateş — is a Turkish surname, and may refer to:* Murat Ateş (born 1988), Turkish football player * Necati Ateş (born 1980), Turkish football player …   Wikipedia

  • ates — ates; ates·tine; …   English syllables

  • ateş — is., Far. āteş 1) Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr Uygarlık ateşten doğmuştur. 2) Tutuşmuş olan cisim 3) Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç Yemeği ateşten indirdim. 4) Patlayıcı silahların atılması Top… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Ates — türkischer Familienname zu türk. ates »Feuer; Eifer« …   Wörterbuch der deutschen familiennamen

  • ateş! — ask. ateş etmek için verilen komut …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • âteş — (F.) [ ﺶﺕﺁ ] ateş …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • ATEŞ — f. Odun vs. gibi maddelerin yanmasından hasıl olan hâl. Od, nâr. * Kızgınlık, hararet. * Hiddet, gazab, şiddet. * Hayvanın çevik, hareketli ve oynak olması. * Yangın. * Gözyaşı. * Hastalık. * Harb, savaş.(Ateş unsuru, kâinatın bütün kısımlarını… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ATEŞ-PÂ — f. Ateş gibi. * Mc: Atik, çevik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.